Hititler

Definecilikte Mutlaka Etkili Olan, Özellikle Anadolu'da Yaşamış Uygarlıkların Tarihini Paylaşacağımız Forumdur...

Moderatörler: SeRHaT21, OzaN, MaTRaX, MustanG, SEYRANİ

Kullanıcı avatarı
Misya
Mesajlar: 689
Kayıt: 26 May 2009, 15:01
Konum: İTALYA
İletişim:

Hititler

Okunmamış mesaj gönderen Misya » 27 May 2009, 01:35

Hitit Süredizini

(Tüm tarihler milattan öncedir)



3200 Anadolu'da erken tunç çağının başlangıcı.

2500 Hatti diline ait ilk kayıt.

2500 – 2000 Kızılırmak havzası içinde Hatti rahip beylerinin güçlenmesi.

2250 – 2000 Hint – Avrupa'lıların Karadeniz'in Kuzeyinden Avrasya'ya yayılmaları.

2300 Urkis kentinde (Mardin'in güneyinde) Hurri diline ait ilk kayıt.

2200 Hititlerin Hatti ülkesine olasılıkla Kafkasya yönünden göç etmeleri. Alacahöyük buluntularının Maikop kültürüyle benzerlikleri göç yolu için Kafkasya yönü olasılığını güçlendirmektedir. Hititlerin akrabası olan Luvi'ler ve Pala'ların da Hititler de aynı zamanda Anadolu'ya geldikleri düşünülmektedir.

2100 – 2000 Hititlere ait Alacahöyük (Hitit kenti Arinna?) güneş kursları.

2100 – 1900 Hitit prens ve prenseslerine ait Alacahöyük kral mezarları.

~2000 Hititlerce Arzava ülkesinin dili olarak anılan Luvi dilinin Güney ve Batı Anadolu'da yaygınlaşması. Pala dilinin Kuzey Anadolu'da yaygınlaşması. Hurri dilinin Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da yaygınlaşması.

1900 – 1800 Anadolu'da Asurlu tacirlerin etkinlik dönemi, Kaneş ve Hattuşa'da Asur Karum'ların kurulması. Asurlular Asurca liman, rıhtım anlamına gelen karumlarda belirli bir serbestlikle yaşayıp ticareti denetliyorlardı. Asur'dan Anadolu'ya kalay ve dokuma, Anadolu'dan Asur'a da bakır, gümüş ve altın satımı vardı. Ticaret kervanlarında eşekler kullanılıyordu. Bu çağda 1 kg gümüş, 70 kg bakıra; 1 kg altın 8 kg gümüşe; 1 kg demir, 5 kg altına eşdeğerdi.

1750 Anitta'nın Kuşşar'da (Aksaray'ın batısındaki Acemhöyük) kral oluşu. Hitit krallığının doğuşu. Bu tarihten Telipinu'nun kral olduğu 1530'lu yıllara kadar geçen dönem Hitit tarihinde “Eski krallık” dönemi olarak adlandırılmaktadır.

1750 – 1700 Anitta'nın Karadeniz kıyısındaki Zalpuva kentini ve Hattuşa'yı ele geçirmesi. Kuşşar kralı Anitta'nın Neşa (=Kaneş, =Alişar) kentini ele geçirmesi. Bu çağda Kuşşara ve Kaneş kentlerinin nüfusunun 10000 civarında olduğu söylenebilir.

1660 – 1630 I. Hattuşili'nin krallık dönemi. Hattuşili Hattice Hattuşlu anlamındaydı. Hattuşili Hitit başkentini Kuşşar'dan Hattuşa'ya taşıdı. Hitit ordusu ilk defa Hattuşili önderliğinde Fırat nehrini geçti. Yine bu dönemde Hatti dili yalnızca Hitit tapınaklarında okunan ve ilahilerde yaşayan ölü bir dil durumuna geldi.

1630 I. Hattuşili Halpa'daki (bugünkü Halep) Yahmad krallığı ile savaşırken (belki de bir çarpışma sırasında) öldü. Yerine I. Murşili kral oldu. Murşili'nin I. Hattuşili'nin varisi olduğu halde, onunla akrabalık bağı olduğu kesin değildir. Huzziya'dan başka oğlu olmayan Hattuşili, Murşili'yi öz oğlunun kendisine karşı bir komplo içinde olduğunu görünce ardıl olarak seçmiştir.

~1610 Murşili Halpa'yı ele geçirdi ve ganimetleriyle Hattuşa'ya döndü. Halpa bu tarihten sonra Hitit krallığının değişmez bir parçası oldu.

~1600 Murşili gerileme döneminde olan Babil'in büyük Amori Krallığına saldırdı ve Babil'i ele geçirdi. Babil'li tarihçiler bu olayı “Samsuditana zamanında Hatti'nin erkekleri Akad ülkesine karşı yürüyüşe geçti” şeklinde anlatmaktadırlar. Bu saldırıdan sonra en ünlü kralı Hammurabi olan Birinci Babil Hanedanlığının sona erdi.

Murşili, eniştesi olan Hantili ve Hantili'nin kayınbiraderi Zidanta tarafından kurulan bir komplo ile öldürüldü. Hantili'nin kral oluşu. Hantili Luvice bir addı.

1570 – 1535 Zidanta, Ammuna ve Huzziya'nın krallık dönemleri. Hitit krallığında iç karışıklıklar ve krallık ailesi içindeki çekişmeler sonucunda merkezi otorite azaldı. Kutsal Nerik kenti Karadeniz kıyılarında yaşayan göçebe Kaşkaların eline geçti. Barbar ve savaşkan bir halk olan Kaşkalar Hititlere karşı imparatorluğun sonuna dek kuzeyde bir tehdit olarak kaldılar. Hitit toprakları Hattuşa ve çevresine dek küçüldü.

1535 – 1510 Telipinu'nun krallık dönemi ve büyük imparatorluk devrinin başlangıcı... Telipinu Hitit tahtına çıkış koşullarını düzenlediği bir ferman yayınladı. Arzava ülkesiyle ile bir antlaşma yaptı ve merkezi otoriteyi yeniden kurdu.

Bu çağda başkent Hattuşa'nın nüfusunun 30000 civarında olduğu söylenebilir.

Kuzey Suriye'de Mitanni devletinin kuruluşu. Mitanni devletinin kralları Hint – Avrupa'lı, yerli halkı ise Hurrilerdi.

Luvi dilinin Orta Anadolu'da yaygınlaşması.

1510 – 1460 Alluvamna, II. Hantili, II. Zidanta ve II. Huzziya'nın krallık dönemleri. Hitit devletinin gücü bu dönemde de azaldı ve güney – güneydoğu Anadolu'da Hitit etkisi azaldı. Mitanni devleti bu dönemde Mısır'dan sonra Ortadoğu'nun en güçlü devleti konumuna geldi.

1400 – 1300 Mikenlerin Batı Anadolu'da Hititlerin Ahhiyava adını verdiği siyasal birliği kurmaları.

1450 – 1350 Mitanni yönetiminde Hint – Ari soylularının egemen olması.

~1450 Mısır firavunu II. Thutmosis'in Mısır'ın etki alanını Karagamış'a dek yayması.

1460 – 1440 II. Tuthaliya'nın krallık dönemi. Tuthaliya Hattice kutsal bir dağın adıydı. Tuthaliya Mitannilere ilişki kurup Hititlerle bağını koparmak isteyen Halpa kentini yıktı. Bu dönemde Mitanni krallığı Mısır'la ittifak kurmak için Mısır firavunu II. Amenofis'e elçiler gönderdi. Hititlere karşı olan bu ittifak kısa süre sonra diplomatik bir evlilikle de desteklendi.

1440 – 1400 Tabarna Arnuvanda – Tavananna Aşkmunikal kardeşlerin (üvey, ya da evlatlık?) yönetimi. Arnuvanda Hattice kutsal bir dağın adıydı. Aşmunikal Hurrice bir addı ve bu tarihten sonraki tüm Hitit kraliçelerinin adları Hurrice'dir.

Kaşkalar Kızılırmak havzasındaki pek çok Hitit kentini yağmaladılar ve Hattuşa'ya dek geldiler.

1400 – 1370 III. Tuthaliya ve oğlu genç Tuthaliya'nın krallıkları. Genç Tuthaliya'nın kısa süren hükümranlığı sırasında Hatti ülkesi Kaşka, Arzava ve Doğu bölgelerinden saldırıya uğradı. Bu kritik zamanda III. Tuthaliya'nın komutanı Şuppiluliuma krallığın başına geçti.

1400 – 1300 Alacahöyük yontu eserleri.

1370 – 1335 Büyük imparatorluğun ilk güçlü kralı I. Şuppiluliuma'nın krallık dönemi. Şuppiluliuma, adı Hititçe olan ilk Hitit kralıdır. Şuppi Hititçe saf, luli ise kaynak anlamında; Şuppiluliuma, saf kaynaklı demekti.

Şuppiluliuma Arzava kralı ile kızını evlendirerek Güney'deki durumunu güçlendirdi. Kuzeydoğudaki Hayaşa, güneydeki Kizzuvatna ve güney Suriye'deki Amurru krallıkları da diplomasi yoluyla Hititlere bağlandı.

Komşu küçük krallıklarla ilişkiler düzeltilince Mitanni ile Hititlerin karşılaşması kaçınılmaz oldu. Şuppiluliuma Mitanni'ye karşı yürttüğü ilk seferde başarısız oldu ve geri çekilmek zorunda kaldı. Mitanni kralı Tuşratta eline geçen ganimeti Mısır firavunu III. Amenofis'e gönderdi. Ancak Şuppiluliuma ikinci savaşa daha iyi hazırlandı. Hititlerin planı Fırat nehrini Kuzey Suriye'deki Mitanni savunma hattının kuzeyinden geçerek Mitanni'yi arkadan vurmaktı. Bu doğrultuda Doğu Anadolu'daki Hayaşa krallığıyla anlaşma yapıldı ve Hitit ordusu Torosların
dj-pirdeniz
21-03-2008, 08:43 AM
kuzeyinden kuzey-doğu Suriye'ye indi. Şuppiluliuma Tuşratta ile yaptığı ikinci savaşta başarılı oldu ve Mitanni başkenti Wassukanni'yi ele geçirdi. Şuppiluliuma Mitanni seferini güneye doğru sürdürdü ve bir yıl içerisinde Lübnan dağlarına dek tüm Hurri ülkesini ele geçirdi. Ugarit kralı II. Niqmandu ile antlaşma yapılarak Ugarit kenti vasal duruma getirildi. Şuppiluliuma, Tuşratta'nın oğlu Maltiwaza'yı kukla kral olarak Mitanni'nin başına geçirdi. Böylece Mitanni devleti yıkılarak, Asur ile Hatti ülkesi arasında Hitit uydusu bir tampon devlet yaratılmış oldu. Bu tarihlerde Akhenaten'in dinsel reformlarıyla meşgul olan Mısır, Hititlerin yayılmasına müdahale edemedi.

Büyük Suriye seferi dönüşü Hititler Kargamış kentini ele geçirdi. Şuppiluliuma Kargamış ve Halpa kentlerinin yönetimlerini oğulları Şarrikuşuh ve Piyassili'ye verdi.

1360 IV. Amenofis'in (Akhenaten) Mısır firavunu oluşu. Şuppiluliuma Amenofis'e armağan olarak ikibuçuk kilo ağırlığında gümüşten yapılmış beş hayvan şekilli kap (rhyton) ve başka gümüş eserler gönderdi.

1338 Mısır firavunu Tuthankhamon'un (1347 – 1338) dul karısı Ankhesenpaam I. Şuppiluliuma'ya bir mektup yazarak kralın oğullarından birini kendisine eş olarak istedi.

I. Şuppiluliuma'nın Mısır kraliçesine eş olarak gönderdiği oğlu Zannaza Mısır yolunda belirsiz bir biçimde öldürüldü.

1335 Şuppiluliuma Filistin'den Hattuşa'ya getirilen tutsakların yaydığı vebadan öldü, yerine en büyük oğlu II. Arnuvanda geçti ancak onun da birkaç yıl içinde aynı hastalıktan ölmesiyle, Arnuvanda'nın kardeşi küçük yaştaki II. Murşili'nin krallık dönemi başladı. II. Murşili'nin tarihçesinde bu olay şöyle anlatmıştır: “Hitit ülkesinin düşmanları şöyle düşündüler: Hatti ülkesinin kralı kahraman bir kral idi. O düşman ülkelerini yendi. O tanrı oldu [öldü]. Babasının tahtına oturan oğlu, o da eskiden bir kahramandı. O hastalandı, o da tanrı oldu. Şimdi babasının tahtına oturan ise bir çocuktur. Hatti ülkesinin topraklarını koruyamayacak...”

1335 – 1315 Şuppiluliuma'nın ölümüyle Anadolu ve Suriye'de Hitit otoritesi sarsıldı ve komşu vasal krallıklar isyan ettiler. II. Murşili Arzava'ya kraşı sefere çıktı ve Arzava'yı yendi. Ahhiyava'ya sığınan Arzava kralı Hititlere teslim edildi. II. Murşili, Halep ve Kargamış kentleriyle, Mitanni ve Amurru tampon devletlerindeki statükoyu koruyarak, Suriye'deki Hitit egemenliğini sürdürdü.

Kaşkalar bu dönemde kabile düzeninden sıyrılıp merkezi yönetime yöneliyorlardı. II. Murşili Kaşkaları yendi ve Kaşka kralı Pihhuniya'yı tutsak etti. II. Murşili krallığı boyunca Kaşkalara karşı yapılan 10 sefer kaydedilmiştir. Bu seferler başarılı olmasına karşın, düşmanın göçebe niteliğinden ötürü hiçbirinde kesin sonuç alınamamıştır.

II. Murşili kendi dönemini geriye bakışlarla anlatan bir tarihçeyi tabletlere yazdırdı.

1315 – 1282 Muvatalli'nin krallık dönemi. Muvatalli Luvi dilinde Fırtına Tanrısı'nın bir adıydı. Kral kardeşi (III.) Hattuşili'yi Kuzey Anadolu bölgesinden sorumlu komutan olarak görevlendirdi. Zaman zaman aralarında bazı sürtüşmeler olsa da, Muvatalli Hattuşili'ye her zaman saygı gösterdi ve Hattuşili başarılı oldukça onun yetki ve ünvanlarını arttırdı.

Hattuşili kuzeydeki Kaşkaları iyice sindirdi ve kutsal Nerik kentini geri aldı. Kaşkalar bu tarihten sonra imparatorluğun yıkılışına dek Hititler için önemli bir tehlike yaratamadılar.

Muvatalli Viluşa (Troya ?) prensi Alaksandu ile bir antlaşma yaptı ve Hititlerin yapacağı büyük savaşlar için Viluşa'dan yardım sözü aldı. Muvatalli devrinde Batı Anadolu kısmen Hitit egemenliğine girdi.

Muvatalli Mısır ile süregiden gerginliğin bir savaşla sonuçlanacağını hesaplıyordu ve bu doğrultuda, güneye yapılacak bir sefer için başkenti Hattuşa'dan daha güneydeki Tarhuntaşşa'ya taşıdı (Tarhuntaşşa neresi bilinmiyor).

1290 II. Ramses Mısır firavunu oldu. Mısır krallığı II. Ramses'le birlikte Hititlere karşı daha saldırgan bir politika izlemeye başladı. Güney Suriye'deki Amurru Devleti Hititlerle olan vasallık ilişkisini bozdu: “Bugüne dek sadık hizmetkardık, ama artık değiliz.”
dj-pirdeniz
21-03-2008, 08:44 AM
1285 II. Ramses komutasındaki Mısır ordusu, Muvatalli – Hattuşili komutasındaki Hitit ordusuyla Kadeş yakınlarında karşılaştı. Hitit ordusu Mısır kaynaklarına göre 3500 araba, 17000 yayadan oluşuyordu. Mısır ordusunun da yaklaşık olarak aynı güçte olduğu tahmin edilmektedir. Mısır kaynaklarında da belirtildiğine göre Hitit ordusu şu ülkelerin askerlerinden oluşuyordu: "Hatti, Nahrina (Hurri ülkesi), Arzava, Pidasa (Hattuşa'nın güneybatısı), Dardanoi (Batı Anadolu'da), Masa (Lydia bölgesinde), Karkisa (Batı Anadolu'da), Lykia, Viluşa, Aravanna (Sakarya'nın doğusunda), Kaşka, Kizzuvatna, Kargamış, Halpa, Kadeş ve Hayaşa". Bağlaşıklar listesinde Hititlerin geleneksel düşmanlarının da yeralması, Muvatalli'nin diplomatik gücünü göstermektedir.

Mısırlılar Amon, Re, Ptah ve Seth adlı arkaya arkaya giden dört tümenle kuzeye yönelmişti. II. Ramses Amon tümeninin başındaydı. Ramses, Orontes (Asi) ırmağını geçmeden Hitit ordusundan kaçtıklarını söyleyen iki casus Ramses'e Hitit ordusunun uzakta, Halep yakınlarında olduğunu söyledi. Oysa Muvatalli Kadeş yakınlarında pusuda bekliyordu. Ramses, ırmağı aştı ve Asi Ovasında ilerleyerek Kadeş'in kuzeybatısında diğer tümenleri beklemek üzere durdu. Bu sırada Re tümeni ırmağı geçmekte, Ptah ve Seth daha güneyde ilerlemekteydi. Bu sırada Hititler Re tümenine baskın yapıp birliği dağıttılar, ardından Amon tümenini sıkıştırdılar. Ancak arkadan yetişen Mısır birlikleriyle Hitit ordusu geri çekildi ve Mısırlılar mutlak bir bozgundan kurtuldular. Hititler savaşı kazanmalarına karşın kesin bir sonuç alınamadı. Savaştan sonra Ramses ordusuyla Mısır'a çekildi. Hititler Şam'a dek ilerlediler ve Amurru yeniden Hitit vasallığını kabul etti.

1284 Hattuşili İştar rahibesi Puduhepa ile evlendi. Puduhepa, III. Hattuşili'nin hükümdarlığında krallığın daha teokratik bir yapı kazanmasında ve Hurri kültürünün etkinlik kazanmasında rol oynadı.

1282 Muvatalli'nin ölümünden sonra oğlu Uhri – Teşup III. Murşili adıyla Hitit kralı oldu. Başkent yeniden Hattuşa'ya taşındı. Murşili güçlü amcası Hattuşili'nin egemenlik alanını ve yetkilerini kısıtlamaya çalıştı.

1275 Hattuşili Hattuşa'nın ileri gelenleri ve İştar rahiplerinin de desteği ile Uhri – Teşup'u yenip, III. Hattuşili olarak kral oldu. Hattuşili'nin esiri olarak Nuhaşşa kentine götürülen Uhri – Teşup Mısır'a kaçtı. Mısır'la yapılan uzun yazışmalar, onun geri getirilmesini sağlamadı.

1269 Mısır ile Hitit imparatorlukları arasında Kadeş barış antlaşması gümüş tabletlere yazdırıldı. Kadeş barışında iki ülke arasındaki sonsuz barış dileği yanında, iki ülkenin zor durumlarda birbirlerine asker göndermeleri, kaçakları iade etmeleri de yeralmaktaydı. Mısır firavunu ve Hitit kralı birbirlerini eşit olarak kabul ediyorlar ve birbirlerine 'kardeşim' diye hitap ediyorlardı. Hitit imparatorluğunun sonuna dek sürecek olan bu dostluğun bir nedeni de iki ülkeyi de kaygılandıran doğudaki Asur'un yükselişiydi.

1256 Hattuşili büyük kızını II. Ramses'e başkadın olarak eşliğe verdi. Ona Mısırca Maatnefrure adı verildi.

1250 – 1220 Hattuşili'nin ölümü ve Puduhepa'nın oğlu IV. Tuthaliya'nın krallık dönemi.

IV. Tuthaliya Assuva (olasılıkla Lydia) bölgesine sefere çıktı, kral Malaziti'yi (olasılıkla Heredotos'daki Meles) yendi ve Sardeis'i yıktı. Sefer dönüşünde İzmir yakınlarındaki Karabel mevkisinde bir zafer anıtı diktirdi.

Alaşiya (Kıbrıs) krallığı Hitit vasallığını kabul etti ve Hititlere altın ve bakır olarak vergi ödemeye başladı.

Asur ile gerginlik gün geçtikçe tırmanıyordu. Hititler Ugarit ve Amurru krallıklarını Asur ile arada tampon olarak düşünüyordu ve bu doğrultuda Amurru ülkesinin Asur ile ticareti yasaklandı. IV. Tuthaliya'nın Amurru ile yaptığı antlaşmada, Mısır, Babil ve Asur ülkesi krallarını kendisiyle eşit konumda saymıştır. (Tableti yazan katibin bu ülkelere Ahhiyava'nın adını da eklemiş, ancak sonradan üstünü karalamış olması ilginç bir noktadır).

Kilikya bölgesinde kuraklık ve açlık yaşandı. Mısır firavunu Merneptah Hititlere tahıl yüklü gemiler gönderdi.

1250 – 1220 Yazılıkaya açık hava kutsal alanının doğuşu.

1240 Troia VII a uygarlığı deniz halkları tarafından yıkıldı.

1220 – 1200 Tuthaliya'nın oğlu III. Arnuvanda'nın krallık dönemi. Batı Anadolu'daki pek çok küçük krallık Hititlere karşı bir bağlaşıklık içine girdi.

~1210 Bilinen son Hitit kralı II. Şuppiluliuma'nın kral oluşu.

1200 Deniz halkları batıdan Anadolu içlerine geldiler. Akdeniz'de Hitit gemileri düşmanla savaştılar ve yenildiler. Deniz halkları Alaşiya'yı (Kıbrıs) aldılar. Hattuşaş ve Ugarit yakıldı. Hitit imparatorluğu yıkıldı. Mısır Firavunu III. Ramses bu olayı şöyle anlatmıştır: ".....birdenbire devletler yıkılıp dağıldılar. Hiçbir ülke onların silahları karşısında dayanamadı: Hatti, Kizzuvatna, Kargamış, Arzava, Alaşiya...."

1200 – 1000 Hititlerin Luvi nüfusunun yoğun olduğu Kuzey Suriye'ye göç etmesi. Bölgede Arami, Hurri, Luvi ve Hitit kültürel bireşimiyle, Hititlerin yönettikleri kent devletleri güçlenmeye başladılar: Halpa (Halep), Kargamış, Samal (Zincirli), Hattina (Amuk), Gurgum (Maraş), Hamat (??).

1110 Asur kralı I. Tiglat-Pileser Fırat nehrini geçerek "Hatti ülkesine" girdi. Bu tarihte artık Hatti ülkesi olarak kastedilen yer daha çok Kuzey Suriye ve Kilikya idi. Asur kralı seferin dönüşünde olasılıkla Kargamış kentinin kralı olan "Hatti kralı İhni-Teşup"tan sadakat yemini aldı.

1050 – 850 Geç Hitit uygarlığında geleneksel Hitit biçemi.

876 Asur kralı Asur-Nasir-Pal ordusuyla Fırat'ı geçti ve Kargamış kenti Asur'a yirmi talent gümüş değerinde ağır bir vergi ödemeyi kabul etti.

858 Asur Kralı Şalmaneser ordusuyla Fırat'ı geçti. Kargamış, Patina, Bit Adini ve Samal kentleri birleşerek bu saldırıya karşı koymaya çalıştılar, ancak yenildiler ve Asurlar tüm Kuzey Suriye'yi istila etti.

853 Geç – Hitit Kent devletleri Hamat ve Şam krallıklarının önderliğinde Asur Kralı Şalmaneser'in Suriye seferine karşı koydular ve Asurlular seferden vazgeçti.

850 – 750 Geç Hitit uygarlığında Asur biçemi.

800 – 700 Geç Hitit uygarlığında Aram biçemi.

750 Yunanlar Antakya'nın güneyinde Poseideion (Al Mina) kolonisini kurdular. Geç Hitit eserleri bu tarihten sonra Yunanistan ve Batı Anadolu'da görülmeye başlandı.

743 Asur kralı III. Tiglatpileser dört Suriye ülkesiyle (Agusi, Melida, Gurgum ve Kummuh) birleşmiş Urartu ordusunu Halfeti yakınlarında yendi. Asurlar Güneydoğu Anadolu'da yayıldılar.

717 Asurlar Kargamış'ı topraklarına kattı.

700 Geç – Hitit kent devletleri tümüyle Asur egemenliğine girdi.
Sitemizde Sunulan Bilgiler, Tavsiyeler ve İşaretlere Yorumlar Yasal Kazı Yapacağınız İçindir ve Yasal Kazı Yaptığınızı Varsayarak Paylaşılmıştır, Lütfen Kaçak Kazı Yapmayalım


http://www.definem.org Ana Sayfamızdaki Define İşaretlerimize Yorumlarınızı Bekliyoruz.

Kullanıcı avatarı
AraşTIRmaCI
Mesajlar: 853
Kayıt: 26 May 2009, 22:08

Re: Hititler

Okunmamış mesaj gönderen AraşTIRmaCI » 02 Haz 2009, 23:18

emeğine sağlık usta...bize bişiy bırakmamışsın maaşallah....saygılarımla
..........THE LAST EXPLORERS............


http://www.definem.org Ana Sayfamızdaki Define İşaretlerimize Yorumlarınızı Bekliyoruz.

Lütfen Facebook Sayfamıza Katılarak ve Arkadaşlarınıza Önererek Destek Veriniz...

http://www.facebook.com/Definem.org

Kullanıcı avatarı
Misya
Mesajlar: 689
Kayıt: 26 May 2009, 15:01
Konum: İTALYA
İletişim:

Re: Hititler

Okunmamış mesaj gönderen Misya » 04 Haz 2009, 06:51

AraşTIRmaCI yazdı:emeğine sağlık usta...bize bişiy bırakmamışsın maaşallah....saygılarımla
HAYIR.HER ZAMAN EKLENECEK BİLGİLER MUHAKKAK VARDIR.YAZILARI UZUN UZUN OKUMAYI HERKES SEVMEZ GERÇİ.BENDE BİRDE ORJİNAL CD Sİ VAR BELGESEL KIVAMINDA''HİTİTLER'' İSMİNDE ÇOK HARİKA BİŞEY ZEVKLE İZLEMİŞTİM.TÜRKİYE'YE GELİNCE EVDE BULABİLİRSEM ONUN VİDEOSUNUDA KOYUCAM İNŞALLAH BU BÖLÜME HERKES ZEVKLE İZLESİN DİYE
Sitemizde Sunulan Bilgiler, Tavsiyeler ve İşaretlere Yorumlar Yasal Kazı Yapacağınız İçindir ve Yasal Kazı Yaptığınızı Varsayarak Paylaşılmıştır, Lütfen Kaçak Kazı Yapmayalım


http://www.definem.org Ana Sayfamızdaki Define İşaretlerimize Yorumlarınızı Bekliyoruz.

Kullanıcı avatarı
AraşTIRmaCI
Mesajlar: 853
Kayıt: 26 May 2009, 22:08

Re: Hitit Devleti..kısaca

Okunmamış mesaj gönderen AraşTIRmaCI » 04 Haz 2009, 14:12

Hitit Devleti (M.Ö.1700 -1200)

--------------------------------------------------------------------------------

Asur Ticaret Kolonileri Çağında Anadolu irili ufaklı birçok beylik arasında paylaşılmış durumdaydı. Yazılı kayıtlarda adlarına rastlanan bazı beylikleri şöyle sıralıyabiliriz : Neşa (Kaneş), Hattuş, Mama, Puruşhanda, Kuşşara, Zalpa. Yazılı belgelerde Kuşşara'lı olduğu belirtilen Pithana ve oğlu Anitta zamanında Anadolu' da merkezi bir devletin kurulmasına doğru yol alınmıştır. Anitta Neşa, Zalpa ve Hattuş'u ele geçirerek ilk kez büyük kral unvanını almıştır. Asıl olarak Anitta'dan yüzyıl sonra aynı soydan gelen Kuşşaralı Labarnaş Hattuş'u başkent yapıp, kente Hattuşaş, kendine de Hattuşalı anlamına gelen Hattuşili adını vermiş, böylece M.Ö. 1650-1620 yıllarında Hitit Devleti resmen kurulmuştur.
Yerli Anadolulu oldukları kabul edilen Hatti beylerine karşılık Hint-Avrupalı Hititler'in kökeni hakkında fazla bilgi yoktur. Çeşitli varsayımlara göre Hititlerin Anadolu'ya Kafkasya veya Boğazlar üzerinden Kuzey Avrupa'dan geldikleri düşünülmektedir. Bir başka görüşe göre Hititler Anadolu'ya yerleşmeden önce Kuzey Mezopotamya'da yaşamaktaydılar. Fakat bilinen şudur ki Hititler Anadolu'ya geldiklerinde ve daha sonra hep azınlıkta kalmışlardır. Oysa Anadolu'ya geldiklerinde burada yaşayanlar her türlü silahı kullanmayı ve üretmeyi biliyor, aynı zamanda da etrafı surlarla çevrili korunaklı şehirlerde yaşıyorlardı. Bu yüzden azınlıkta olan Hitit göçmenlerinin çok kısa bir sürede bu beylikleri yakıp yıkması kolay degildi. Hititlerin başarısı yerli uygarlığı kabul etmelerive buna uyum göstermeleridir.

I.Hattuşili’nin Hattuşa’yı başkent yapmasından sonra Hitit Devleti hızlı bir biçimde gelişmeye başladı. I.Murşili döneminde Halep ve Babil’in alınmasıyla Hitit Devleti Yakın Doğu’nun en etkili siyasal güçlerinden biri haline geldi. Bu dönemde kap formlarında sadeleşme göze çarpan özelliklerdendir. Fakat Hititler’in bibru dedikleri hayvan şeklinde törensel kaplar (Rithon) yapma geleneşi sürmektedir. Kap formlarına eklenen bir yenilikse büyük vazolar üzerine kabartma frizler şeklinde yapılan ve daha çok dini törenlerle ilgili olan süslemelerdir. Bu sanat daha sonraki kaya kabartma sanatının öncüsü durumundadır.

Geç Tunç Çağı (M.Ö. 2000-1200)

Hitit tarihinin son dönemi aynı zamanda Tunç Çağının da sonu olmuştur. M.Ö. 1400 yıllarında Hitit Devleti I.şuppiluliuma önderliğinde imparatorluk haline gelmiştir. Sınırların Suriye’ye değin genişlemesi üzerine bu ülke üzerinde çıkarları olan Mısırlılarla ilişkiler gerilmiş, sonunda Muwatalli zamanında Mısır Firavunu II.Ramses ile Suriye egemenliği için Kadeş savaşı yapılmıştır (M.Ö. 1296). Her iki tarafın da birbirine belirgin bir üstünlük sağlayamaması üzerine M.Ö. 1280 de ünlü Kadeş barışı imzalanmıştır. Fakat Kadeş savaşının yarattığı yıpranma kolay kolay tamir edilemez ve III.Hattuşili ve IV.Tudhaliya gibi son güçlü krallardan sonra imparatorluk hızla çökmeye başlamıştır. Bu devirde Anadolu’da büyük bir kuraklık ve kıtlığın yaşanması bu çöküşü hızlandıran etkenlerdendir. Sonunda başkent Hattuşaş, M.Ö. 1200 yıllarında Karadeniz dağlarından gelen Kaşkalar tarafından yakılıp yıkılmış ve Hitit İmparatorluğu sona ermiştir

İmparatorluk Çağı kültürü hemen hemen her yönüyle Eski Hitit kültürünün devamıdır. Ancak bu dönemde gerek mimarlık gerekse betimleme sanatında imparatorluğa yakışan eserler ortaya konmuştur. Özellikle başkent Hattuşaş imparatorluğun tüm görkemini yansıtmaktadır. Özellikle IV Tudhaliya döneminde başkentte toplanan tapınaklarla, Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı mimarisi ve kabartmaları ile dikkat çekicidir. Yine bu dönemde İmparatorluğun dört bir yanı kaya kabartmaları ile bezenmiştir. Ele geçirdikleri ülkelerin tüm tanrılarını kabul etmelerinden dolayı çok tanrılı bir dine sahip olan Hititler bu kaya kabarmalarında daha çok dinsel sahneleri işlemişlerdir. Bu dönemde çivi yazısı resmi yazışmalarda, Hiyeroglif ise kaya kabartmalarında kullanılmıştır. İmparatorluk döneminde Hitit seramiği hem teknik hem de form yönünden oldukça gerilemiştir. Hayvan şeklindeki kap yapımı ise devam etmiştir.
..........THE LAST EXPLORERS............


http://www.definem.org Ana Sayfamızdaki Define İşaretlerimize Yorumlarınızı Bekliyoruz.

Lütfen Facebook Sayfamıza Katılarak ve Arkadaşlarınıza Önererek Destek Veriniz...

http://www.facebook.com/Definem.org

Cevapla

“TARİH” sayfasına dön