İPEK YOLU HAKKINDA HERŞEY..HAN VE KERVANSARAYLAR

Definecilikte Mutlaka Etkili Olan, Özellikle Anadolu'da Yaşamış Uygarlıkların Tarihini Paylaşacağımız Forumdur...

Moderatörler: SeRHaT21, OzaN, MaTRaX, MustanG, SEYRANİ

Kullanıcı avatarı
AraşTIRmaCI
Mesajlar: 853
Kayıt: 26 May 2009, 22:08

İPEK YOLU HAKKINDA HERŞEY..HAN VE KERVANSARAYLAR

Okunmamış mesaj gönderen AraşTIRmaCI » 23 Haz 2009, 12:46

İpek endüstrisi, eski çağlardan beri birçok milletin hayatında çok önemli bir yer tutmuş; Uzak Doğudan gelen ipek ve baharat, Bat dünyası için, uluslararası ilişkilerde önemli bir rol oynamıştır İpek, ayrıca, Doğu kültürünün Batı tarafından tanınmasını da sağlamıştır
Doğunun ipeği ile baharatının kervanlarla batıya taşınması, Çin'den Avrupa'ya ulaşan ticaret yolların oluşturmuştur Orta Çağda, ticaret kervanları, şimdiki Çin'in Xian kentinden hareket ederek Özbekistan'ın Kaşgar kentine gelirler; burada ikiye ayrılan yollardan ilkini izleyerek Afganistan ovalarından Hazar Denizine; diğeri ile de Karakurum Dağlarını aşarak İran üzerinden Anadolu'ya ulaşırlardı Anadolu'dan deniz yolu ile veya Trakya üzerinden karayolu ile Avrupa'ya giderlerdi.Doğudan batıya doğru gelişen bu ticari harekette, daha önceki çağlardan beri kullanılmakta olan bir yol şebekesinden yararlanılmıştır Yoğun bir şekilde ipek, porselen, kağıt, baharat ve değerli taşların taşınmasının yanında kıtalar arasındaki kültür alışverişine de imkan sağlayan bu binlerce kilometre uzunluğundaki kervan yolları, zaman içinde ''İpek Yolu'' olarak adlandırılmıştır...
İpek Yolu, Asya'yı Avrupa'ya bağlayan bir ticaret yolu olmasının ötesinde, 2000 yıldan beri bölgede yaşayan kültürlerin, dinlerin, ırkların da izlerini taşımakta ve olağanüstü bir tarihi ve kültürel zenginlik sunmaktadır Orta Asya Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmalarından sonra, İpek Yolunun hem bir ticaret yolu, hem de tarihi ve kültürel değer olarak yeniden canlandırılması gündeme gelmiş, bu yol boyunca inşa edilmiş ve artık kullanılmayan yapıların, yeni işlevler kazandırılarak korunmaları ve yaşatılmaları için çalışmalar başlatılmıştır....

ANADOLU'NUN İPEK YOLLARI:

Anadolu, coğrafi konumu nedeniyle, eski çağlardan beri çeşitli uygarlıkların doğup geliştiği bir yer olduğu gibi, doğu ile batı arasında bir geçit ve köprü işlevi de görmüştür Bunun sonucu olarak, çeşitli dönemlerde, Kral Yolu (MÖ VI yy), Roma Devri Yolları (MÖ II yy) gibi, değişik doğrultu ve karakterde olan yol ağları Anadolu'yu sarmıştır...
Doğunun ipeği ile baharatının ve diğer ürünlerinin kervanlarla Batıya taşınması, Çin'den Avrupa'ya uzanan ve bugün ''İpek Yolu'' olarak adlandırılan ticaret yollarını oluşturmuştur..
Ancak, İpek Yolları yalnızca ticaret yolları olmakla kalmamış, yüzyıllar boyu doğu ile batı arasında kültür alışverişini de sağlamıştırAnadolu, İpek Yolunun en önemli kavşak noktalarından birini oluşturmuştur Orta Çağda, ipek yolları Çin'den başlayıp Orta Asya'da birden fazla güzergahı izleyerek köprü niteliği taşıyan Anadolu'yu geçip Trakya üzerinden Avrupa'ya uzanmıştır..
Ayrıca, Ege kıyılarında Efes ve Milet, Karadeniz'de Trabzon ve Sinop, Akdeniz'de Alanya ve Antalya gibi önemli limanlar kullanarak deniz yolu ile Avrupa'ya ulaşmıştır

Anadolu'da İpek Yolu:

Kuzeyde:

Trabzon, Gümüşhane, Erzurum, Sivas, Tokat, Amasya, Kastamonu, Adapazarı, İzmit, İstanbul, Edirne,

Güneyde:

Mardin, Diyarbakır, Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Konya, Isparta, Antalya, Denizli merkezlerini izlemektedir
Ayrıca, Erzurum, Malatya, Kayseri, Ankara, Bilecik, Bursa, İznik, İzmit, İstanbul güzergahının da kullanıldığı bilinmektedir
Kuzey ve Güney güzergahlarında bulunan Sivas ile Kayseri bağlantısıyla oluşan Antalya-Erzurum güzergahının uzantısı, Anadolu'yu İran ve Türkmenistan'a bağlamaktadırBu ticaret aksında, karayolunun yanı sıra deniz yolu da kullanılmış olup,

Karadeniz'de:

Kuzeyden gelip Batum üzerinden Trabzon, Samsun, Sinop, İstanbul, Bursa, Gelibolu, Venedik;

Akdeniz'de:

Suriye üzerinden Antakya, Antalya, İzmir (Foça), Avrupa hattın izlemektedir14 yüzyıldan sonra, Osmanlılar döneminde de önemini sürdüren İpek Yolu, Yeni Çağda yapılan keşifler sonucu canlılığını yitirmeye başlamıştır 16 ve 17 yüzyıllarda ipeğin Avrupa'da da üretilmeye başlanmasından sonra eski önemini kaybetme tehlikesiyle karşılaşmıştır....
Artan denizcilik faaliyetleri ile de, kervanlar ortadan kalkmaya ve Uzak Doğu ürünleri çekiciliğini yitirmeye başlamıştır 19 yüzyıldan itibaren, İpek Yolu kullanılmaz olmuştur....
Orta Çağda, Doğunun zengin ürünlerinin Anadolu üzerinden Batıya güvenli bir şekilde sevkini sağlayan Selçuklular, aldıkları önlemlerle ticari faaliyeti canlı tutarak devletin zenginliğini de artırmışlardır....
Zira, Orta Çağ Anadolusu'nda ticaret, devletin zenginliğini birinci derecede etkileyen faaliyetler arasında yer almaktaydıSelçuklular, yabancılarla ticari anlaşmalar yapmışlar; Hıristiyan tacirlere, Müslüman tacirler gibi Anadolu topraklarında ticaret özgürlüğü tanımışlar; yolculuklarında karşılaşabilecekleri soygunlara ve her türlü zarara karşı devlet güvencesi sağlamışlardır ....
Ticari yaşamı gözetmek amacıyla ''devlet sigorta sistemini" ilk kullanan ve ayrıca gümrük vergilerinde uyguladıkları indirimlerle ticari hayat özendirmeye çalışan yine Selçuklular olmuşturHan ve kervansaraylar, bu aktif ortamın önemli görevler yüklenen kuruluşlarıdır....
Issız yollar üzerinde kaleyi andıran görünümleri, zengin taş süslemeleri, gelişmiş mekan tasarımlar ile, mimari açıdan da etkisi büyük olan bu görkemli yapılar, belli bir ulaşım programının ve güçlü bir yol politikasının uygulanması bakımından titizlikle ele alınmışlardırGerek Selçuklu gerekse Osmanlı dönemlerinde inşa edilen kervansaraylarda, kervanlar askeri birlikler tarafından korunurdu....
Kervansarayda kalındığı sürece yolcuların can ve malları teminat altına alınır, her türlü bakım ve hizmetlerin yerine getirilmesinden doğan giderleri karşılamak amacıyla vakıfları bulunurdu...
Bu yapılar, seyahat ve ticareti güvence altına alan, sosyal dayanışmayı sağlayan nitelikleri yanında, gelen tacirlerin mallarını pazarladıkları durak yerleri ve ayrıca önceden depolanan erzak ile mühimmatın ordunun sefer zamanında ikmalini kolaylaştıran üslerdi....
Genellikle yaya yürüyüşü ile 8-10 saati geçmeyen, deve yürüyüşüyle de bir gün süren 30-40 kilometrelik mesafelerde inşa edilmişlerdir...
Anadolu Selçukluları tarafından bu ticari yollar üzerinde inşa edilmiş olan konaklama kuruluşlarından devlet büyükleri ve hayır sahipleri tarafından yaptırılanlara "HAN", sultanlar tarafından yaptırılan ve diğerlerine göre daha büyük ve görkemli olanlarına "SULTAN HAN" denmektedir..
O çağda, kırsal alanlarda kurulan han ve kervansarayların kaleye benzer, kalın ve sağır duvarlarıyla dışa kapalı yapılar olarak inşasını zorunlu kılan neden, güvenlik idi..
İçlerinde yolcuların yatmasına mahsus odalar, atların dinlenmesi ve eşyaların korunması için bölümler, mescit, yıkanma yerleri, çeşmeler ile nalbant, doktor, veteriner, araba ve koşum onarım hizmetleri de yer almaktaydı...
Han ve kervansaraylarda konaklayan yolcular din, dil, ırk fark gözetilmeden üç gün kalabilir, hastaysa tedavi edilirdi Günde iki öğün yemek verilen, banyo ihtiyaçları karşılanan, hayvanlarına bakılan ve yem temin edilen bu yolculardan üç gün süreyle hiçbir ücret alınmaz, tüm giderler vakıftan karşılanırdı...
Bu vakıfların vakfiyelerinde nasıl yönetilecekleri, gelirlerinin neler olduğu, görevlilerin çalıştırılma şekilleri ve ücretleri açık olarak belirtilmekteydiYapılan araştırmalar sonucu, Anadolu'da yaklaşık 200 han ve kervansaray olduğu tespit edilmiştir ...

ÖNEMLİ HAN VE KERVANSARAYLAR:

Sarıhan (Saruhan):

Resim

Avanos-Ürgüp kara yolu üzerinde, Nevşehir'e 25, Avanos'a 6 kilometre uzaklıktadır Bir Selçuklu eseri olan Sarıhan'ın 1238 yılında yapıldığı tahmin edilmektedir Klasik sultan hanları planındaki yapı, kare avlulu yazlık bölümle, üstü kapalı ve dikdörtgen şeklindeki kışlık bölümden oluşmaktadır

Ağzıkara Han:

Resim

Aksaray-Nevşehir karayolu üzerinde, Aksaray'a 17 kilometre uzaklıkta olup, Anadolu'daki en önemli hanlardan birisidir Selçuklu eseri olan ve Hoca Mesut Kervansarayı diye de anılan yapının, açık ve kapalı bölüm taç kapıları üzerindeki kitabelerden, 1231-1236 tarihleri arasında yapıldığı anlaşılmaktadır Anıtsal taç kapısı, mihrabiyeleri ve geometrik motiflerle bezeli cephesi ile etkileyici bir görünüme sahiptir ve Selçuklu taş süsleme sanatının tüm özelliklerini göstermektedir

Sultan Han:

Resim

Aksaray-Konya karayolu üzerinde, Aksaray'a 42 kilometre uzaklıkta Sultanhanı kasabasında bulunan Sultan Han, 1229 yılında Selçuklu Sultan I Alaaddin Keykubad tarafından yaptırılmıştır Açık ve kapalı bölümleriyle yaklaşık 4990 m2'lik bir alana sahip olan yapı, Anadolu'daki Selçuklu kervansaraylarının en büyüğüdür İleri taşan mermer taç kapısı, dıştan kulelerle desteklenmiş duvarlarıyla bir kaleyi andırmaktadır Taç kapı ve mescidin geometrik bezemeleri, Selçuklu taş süsleme sanatının en güzel örneklerindendir

Zazadin Han:

Resim

Konya'ya 22 kilometre uzaklıkta, Aksaray-Konya karayolundan 5 kilometre içerde Tömek köyü yakınında olan ve Saadeddin Köpek Hanı diye de anılan Zazadin Han, 1235-1236 yıllarında yapılmıştır Güney cephede, kapalı mekana yakın bir yerde bulunan açık bölüm taç kapısı, beyaz ve açık kahverengi taşlarla yapılmıştır Güney cephenin inşasında, çok miktarda işlenmiş buluntu taş kullanılmıştır Taç kapının hacimli kitlesi içinde, duvara oturmuş basamaklarla çıkılan ve zengin bir taş süslemeye sahip olan mescidi yer almaktadır

Kızılören Hanı:

Resim

Konya-Beyşehir karayolu üzerinde, Konya'ya 41 kilometre uzaklıkta olan Kızılören Hanı, 1206-1207 tarihlerinde Selçuklu sultanı I Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılmıştır

Ertokuş Hanı:

Resim

Beyşehir-Eğirdir karayolu üzerinde, Gelendost ilçesinin Yeşilköy mevkiindedir Kapalı bölüm kapısı üzerindeki kitabeden 1233 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır

Susuz Han:

Resim

Burdur-Antalya karayolunun 2 kilometre içerisinde, Bucak ilçesine bağlı Susuzköy'ün içindedir Susuz Han'ın, II Gıyaseddin Keyhüsrev'in saltanat döneminde, 1237-1246 yılları arasında bir tarihte yaptırıldığı tahmin edilmektedir En gösterişli yeri taç kapısıdır Girişin iki yanındaki mihrabiyelerin kemerleri üstünde yer alan 'ejder' ve 'melek' motifleri dikkati çekmektedir

Kırkgöz Han:

Resim

Burdur-Antalya karayolundan yaklaşık bir kilometre içerde, Antalya'ya 30 kilometre uzaklıktadır Açık bölüm taç kapısı üzerindeki kitabeye göre han, II Gıyaseddin Keyhüsrev'in saltanat döneminde, 1236-1246 yılları arasında bir tarihte inşa edilmiştir

Alara Han:

Resim

Antalya-Alanya karayolundan 8 kilometre içeride, Antalya'ya 115 kilometre uzaklıkta, Akdeniz'e ulaşan yolların kontrolünde stratejik bir görevi olan Alara kalesinin yakında bulunmaktadır Sultan Alaaddin Keykubad tarafından 1229-1230 yıllarında yaptırılmıştır

Hunat Hatun Cami:

Resim

Kayseri'nin merkezinde, Selçuklu sultanı Alaaddin
Keykubad'ın eşi Mahperi Hatun tarafından 1238 yılında yaptırılan külliyenin bir bölümünü oluşturmaktadır Kubbesi ve minaresi sonradan inşa edilmiştir Doğu ve batı yönlerindeki taç kapıları, Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örneklerindendir Ahşap mimberi orijinaldir

Gevher Nesibe Sultan Tıp Müzesi:

Resim

Kayseri'de Mimar Sinan Parkı içinde bulunan Gıyasiye Medresesi ve şifaiyesi, XIII yüzyılda, Selçuklu sultanı I Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından, kız kardeşi Gevher Nesibe Sultan'ın vasiyeti üzerine yaptırılmıştır Dünyanın ilk tatbiki tıp okuludur

Güpgüpoğlu Konağı:

Resim

Kayseri kent merkezinde bulunan bu yapı, XVIII yüzyılın sivil mimarisine güzel bir örnektir İlk inşa edildiğinde tek katlı olan konağa, iki kat sonradan ilave edilmiştir

Zelve Açık Hava Müzesi:

Resim

Avanos'a 5 kilometre uzaklıkta olan ve üç vadiden oluşan Zelve ören yeri, peribacalarının en yoğun olduğu yerdir İkonoklastik dönemde, yapılan manastır ve kiliselerle dini bir merkez haline gelmiştir 1952 yılına kadar iskan edilen Zelvedeki köy, 3 kilometre uzağa taşınmış ve Zelve, açık hava müzesi olmuştur

Göreme Açık Hava Müzesi:

Resim

Nevşehir'e 13 kilometre, Göreme kasabasına 1,5 kilometre uzaklıkta olan Göreme Açık Hava Müzesinde, çeşitli dönemlerde kayalara oyularak yapılmış ve fresklerle süslenmiş kiliselerin yanı sıra manastır, kiler, mutfak, yemekhane bulunmaktadır

Derinkuyu Yer Altı Şehri:

Resim

Nevşehir-Niğde karayolu üzerinde, Nevşehir'e 30 kilometre uzaklıktadır İlk Hıristiyanlar tarafından sığınma amacıyla yapılmıştır Yeraltı şehrinde haç biçimli büyük bir kilise, konferans salonu, günah çıkarma yeri, havalandırma bacalar, kilerler, ambar, tandır bulunmaktadır Halen 8 katı ziyarete açık olan Derinkuyu'nun, 2,5 km2'yi bulan alanıyla bölgenin en büyük yer altı şehri olduğu tahmin edilmektedir

Ihlara (Peristrama) Vadisi:

Resim

Ihlara Vadisi, yeryüzünde büyük değişikliklerin meydana geldiği üçüncü jeolojik dönemde, Hasan Dağı'ndan püsküren lavların oluşturduğu tüf tabakasının doğal etkenlerle erozyona uğraması sonucu oluşmuştur Aşınmaya çok elverişli bu tüf katmanlarının çatlaklarında yol bulan termal özellikli Melendiz çayı, milyonlarca yıllık bir sürecin sonunda, 14 kilometre uzunluğunda ve yüksekliği yer yer 110 metreye ulaşan kanyon görünümlü bu vadiyi meydana getirmiştir Vadi, Ihlara (Yeşilyurt) köyünde başlayıp, Selime köyünde sona ermektedir lhlara vadisi, doğal güzelliğiyle olduğu kadar, tarihi yerleriyle de ünlüdür Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde, Kapadokya'nın en güvenilir sığınak-bölgelerinden birisi oldu Pek çok kilise, manastır ve mağara-ev yapıldı Bugün gezilebilen kiliselerdeki fresklerin 9-13 yüzyıllar arasında boyandığı sanılmaktadır ilk dönemlerde yapılan fresklerde daha çok Doğu etkisi görülmektedir Belisırma köyünde yoğunlaşan ve 10 ve 11 yüzyıllara tarihlenen kiliselerde ise Bizans üslubu egemendir

İPEK YOLU PROJESİ:

Çeşitli uygarlıkların beşiği olan Anadolu'da, Selçuklular ve Osmanlılar döneminden günümüze kadar varlıklarını sürdürebilmiş değişik türde ve çok sayıdaki mimari eserler arasında en ilginç olanları, hiç şüphesiz han ve kervansaraylardır
Kültürel mirasımızın en önemli unsurlarından olan bu yapıların, doğanın ve diğer çevresel etkenlerin tahribatına karşı korunması, bir koruma - kullanma dengesi içinde yaşatılarak tarihi İpek Yolunun canlandırılması amacıyla, turizm olgusu kapsamında değerlendirilmesi hedeflenmiştir Bu hedef doğrultusunda, öncelikle tur güzergahı üzerinde olan han ve kervansaraylara turizm amaçlı hizmetleri sunabilecek "Mola Noktası" fonksiyonu verilmesi çalışmaları başlatılmıştır
İlk etapta, ana tur güzergahı ile çakışan İpek Yolu üzerinde değerlendirilmesi düşünülen Han ve Kervansaraylara ilişkin ön etütler, Bakanlığımız ile Vakıflar Genel Müdürlüğü işbirliği çerçevesinde yapılmış ve 11 adet kervansaray belirlenmiştir
Bunlar;
1- Sultan Hanı (Aksaray -13 yy)
2- Saruhan (Nevşehir / Ürgüp -13 yy)
3- Şarapsa Han (Alanya -13 yy)
4- Akhan (Denizli / Merkez -13 yy)
5- Ağzıkara Han (Aksaray -13 yy)
6- Alara Han (Antalya / Alanya -13 yy)
7- Çardak Hanı (Denizli / Çardak -13 yy)
8- Susuz Han (Burdur / Bucak -13 yy)
9- İncir Han (Burdur / Bucak -13 yy)
10-Alay Han (Aksaray -13 yy)
11-Silâhtar Mustafa Paşa Hanı (Malatya / Battal Gazi -16 yy)
Bu tarihi yapıların ''Restore et - İşlet - Devret'' modeli çerçevesinde yatırımcılara tahsisi için çalışmalar sürdürülmektedir Kervansarayların restore edilmesinden sonra, kısıtlı konaklama imkanı tanıyan, daha çok günübirlik kullanıma yönelik işlev verilerek turizme kazandırılması ile, hem dünyada eşi olmayan ve zaman içerisinde yavaş yavaş yok olmaya mahkum bu eserlerin kullanılarak korunmalar sağlanmış olacak, hem de geçmiş yüzyıllarda olduğu gibi, ülke ekonomisine katkıda bulunmaları temin edilecektir<br><br>Bu kervansarayların turizm amaçlı kullanılabilmelerine olanak sağlayacak bir işbirliği protokolü, Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Bakanlığımız arasında 22021993 tarihinde imzalanmıştır
Söz konusu protokole göre, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından idare edilen eski eser nitelikli han ve kervansaraylar, adı geçen Genel Müdürlük tarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre ve Bakanlığımız işbirliği ile ihale edilerek ''Restore et - İşlet - Devret'' modeli çerçevesinde turizme kazandırılacaktır Protokol esasları gereği, yatırım projeleri Kültür Bakanlığınca onaylanacak ve Bakanlığımızdan Turizm Yatırım Belgesi alacaklardır
Turizm sektörü, diğer yatırım sektörleri arasında öncelikli bir konumdadır
Eski eserlerin restorasyonu suretiyle yapılacak turizm yatırımları, Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ''Öncelikli Tür Turizm Yatırımları'' arasında yer almaktadır Bu kapsama giren yatırımlar, her yıl yayınlanan teşvik kararnameleri çerçevesinde ayrıcalıklı teşviklerden yararlanabilmektedir Bu eserlerin kullanımı için, Bakanlığımızdan Turizm Yatırım Belgesi alınması halinde ve adı geçen Müsteşarlık tarafından Teşvik Belgesi ile desteklendiğinde, tüm teşvik tedbirlerinden yararlanabilmektedirler
Restorasyonun bitiminden sonra, işletme aşamasına gelindiğinde, Bakanlığımızdan Turizm İşletme Belgesi alınması gerekmektedir
..........THE LAST EXPLORERS............


http://www.definem.org Ana Sayfamızdaki Define İşaretlerimize Yorumlarınızı Bekliyoruz.

Lütfen Facebook Sayfamıza Katılarak ve Arkadaşlarınıza Önererek Destek Veriniz...

http://www.facebook.com/Definem.org

Kullanıcı avatarı
SeRHaT21
YÖNETİM
YÖNETİM
Mesajlar: 1926
Kayıt: 26 May 2009, 22:52

Re: İPEK YOLU HAKKINDA HERŞEY..HAN VE KERVANSARAYLAR

Okunmamış mesaj gönderen SeRHaT21 » 23 Haz 2009, 12:53

araştırmacı kardeş eline emeğine sağlık hani diyorum yazıları biraz resimler ile genişletsen fena olmazdı unutma sen araştırmacısın :D :D
Sitemizde Tarihi eser alım satımı yapılmamaktadır... Eser resimleri yayınlanmamaktadır...
Bulduğunuz emareleri bağlı olduğunuz Müze müdürlüklerine teslim ediniz.. Tarihi eser kaçakçılarından uzak durunuz kesinlikle internet ortamında sizleri suça teşvik edenlerden uzak durunuz.

Kullanıcı avatarı
AraşTIRmaCI
Mesajlar: 853
Kayıt: 26 May 2009, 22:08

Re: İPEK YOLU HAKKINDA HERŞEY..HAN VE KERVANSARAYLAR

Okunmamış mesaj gönderen AraşTIRmaCI » 24 Haz 2009, 16:54

HAKLISIN SERHAT USTAM..KUSURUMA BAKMAYIN İŞİM ÇIKTI ACİLEN ÇIKMAK ZORUNDA KALDIM...GÖRSELLERLE DESTEKLİYORUM HEMEN...SAYGILARIMLA
..........THE LAST EXPLORERS............


http://www.definem.org Ana Sayfamızdaki Define İşaretlerimize Yorumlarınızı Bekliyoruz.

Lütfen Facebook Sayfamıza Katılarak ve Arkadaşlarınıza Önererek Destek Veriniz...

http://www.facebook.com/Definem.org

Cevapla

“TARİH” sayfasına dön