ZEUGMA

Bu Forumda Ülkemizdeki Antik Kentler Tek Tek Resimli Olarak Ele Alınacaktır. Paylaşımlarınızı Bekliyoruz...

Moderatörler: SeRHaT21, OzaN, MaTRaX, MustanG, SEYRANİ

Kullanıcı avatarı
SeRHaT21
YÖNETİM
YÖNETİM
Mesajlar: 1926
Kayıt: 26 May 2009, 22:52

ZEUGMA

Okunmamış mesaj gönderen SeRHaT21 » 13 Haz 2009, 13:49


Youtube
<object width="425" height="344"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/LV0p2HBjuYY&hl ... ram><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/LV0p2HBjuYY&hl=en&fs=1&" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"></embed></object>[/youtube]


Youtube
<object width="425" height="344"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/ar1WChU4JtY&hl ... ram><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/ar1WChU4JtY&hl=en&fs=1&" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"></embed></object>[/youtube]



Resim



1987

Belkıs Tepesinin güneyinde Gaziantep Müze Müdürlüğü tarafından ilk kazı çalışmaları başlatılmıştır. Ana kayaya oyulmuş oda mezar ve önünde yapılan kazıda kaçakçılardan arta kalan çok sayıda heykel bulunarak Gaziantep Müzesi'ne taşınmıştır. Mezar sahiplerine ait kireç taşından yapılmış olan bu heykeller Gaziantep Müzesi'nin Belkıs Salonu'nda sergilenmektedir.

Resim
Resim
Resim

1992

Dionisos ve Ariadne’nin düğünü sahneli taban mozaiğini kurtarma kazısı Gaziantep Müzesi tarafından yapılmıştır. Bu mozaiğe de yine yıllar önce ilk olarak kaçakçılar ulaşmış, daha sonra satıcı ve alıcı arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle olay patlak vermiş ve kazılara başlanmıştır.
Resim


1993-1994



Bu yıllarda Birecik barajının gündeme gelmesi ile Gaziantep Müzesi kendisine yeni kaçak kazı haberlerinin gelmesini beklemeden kazıları hızlandırmıştır. Mevcut Roma villasını genişletme çalışmalarının dışında Belkıs/Zeugma’da 1955 yıllarından beri yapılmakta olan büyük çaptaki kaçak kazılardan arta kalanları kurtarmak için harekete geçilmiştir. İlk yıllar Şelte Deresi’nde daha önceki yıllarda açılmış kaya mezarı önündeki terasta dizili olan kartal ve yün sepeti kabartmalı mezar stellerini , Çimlitepe Mevkii’nde tonozlu bir mezar önünde yer alan başı kesilmiş kalker heykeli ve Ayvaz Tepesi’nin kuzey-batısında mevsim tanrıçası resimli taban mozaiğini kaldırarak Gaziantep Müzesi’ne götürmüştür.
Resim

1993



Gaziantep Müzesinin yaptığı kurtarma kazılarına West Avustralya Üniversitesi’nden gelen Arkeoloji ekibinin katılımıyla çalışmalar ilk kez uluslar arası düzeye ulaşmıştır. Ama Kelekağzı mevkiinin doğusundaki tepede ulaşılan ilk Roma Villasının taban mozaik döşemesinin de kaçakçılar tarafından sökülmüş olduğu ortaya çıkmıştır. Kaçakçılardan arta kalan harflerden buradan sökülen mozaik resimlerinin ölümsüz iki aşık Metiox ve Partenope’ye ait olduğu, ve bunların ABD’nin Huston kenti müzesinde bulunduğu ortaya çıkarılmıştır.

Resim


1994



Şu anda Birecik Barajı’nın suları altında kalmış olan Roma Hamamı ve Gimnazyum Kompleksi Gaziantep Müzesi tarafından kazılmıştır. Bu kazıyla Belkıs/Zeugma kent sınırının Belkıs Köyü ile sınırlı olmadığı , köyün yaklaşık 800 mt. Doğuya doğru uzandığı tespit edilmiştir.

Resim

1996-1999



Fransa’nın Nantes Üniversitesi’nden Dr.Catherine Abadi REYNAL ile Gaziantep Müzesi başkanlığında kurtarma kazıları yapılmıştır. Bu katılımlı kazıyla birlikte Belkıs kenti bütünüyle ele alınmıştır. Kelekağzı mevkiinde yerleşim katları ve kanalizasyonu, Halme deresinde Bizans, Roma evleri ve blok kesme taşlarla örülmüş kanalizasyon, Bahçedere’de Zeytinyağı atölyesi açığa çıkarılmış olup, Belkıs Kenti’nin güney-doğu , güney-batı ve kuzey-doğu’dan yarım ay biçiminde saran Nekropol’deki mezarların tespiti ve arazinin elverdiği ölçüde Elektro-Jeofizik çalışmaları yapılmıştır. Ayrıca Mezarlık üstü mevkiinde bir Roma Villasının yemek odasının zemininde Minos Boğası konusunun resmedildiği bir taban mozaik döşemesi açığa çıkarılmıştır. Bu mozaikte kanat yapıp ilk uçan insanlar olarak bilinen Daidalos ve oğlu Eykaros da resmedilmiştir. 1998-99 Kelek ağzı mevkiinde yapılan kazı ise Belkıs” da yapılan kaçak kazıların büyüklüğünü öne sermiştir. Burada anıtsal bir yapının yaklaşık 20x15 ebadındaki bir salonun resimli taban mozaik döşemesinin önceki yıllarda parça parça sökülmüş olduğu saptanmıştır. Kazı çalışmaları esnasında bilgilerine başvurulan Belkıs yaşlıları bu ve bunun gibi birçok mozaik döşemenin 1960-70’lerde sökülüp, develere çatılarak Suriye’yi götürüldüğünü ifade etmişlerdir. Gaziantep müzesine götürülen Akratos Mevsim Tanrıçası ve satirlerin olduğu taban mozaiği haricinde bir mozaik daha vardı. Çingene adı verilen bu nadide eser, kaçakçıların hışmından kıl payı kurtulmuş olan bir kadın başıdır. Mozaik sanatçısı bunun gözbebeğini öyle yerleştirmiş ki , etrafındaki 360 derecelik açının neresinde olursanız olsun gözleri size bakmaktadır. Teşhire konan bu kadın başının gözleri şimdi Gaziantep müzesi ziyaretçilerini 360 derecelik bir açıyla izlemektedir. Diğer bir mozaiğin Kelekağzı üstü mevkiinde olduğu duyumunun alınması üzerine burada yapılan kazıda ilk odada sökülmüş mozaik, diğer odalardan birinde Dionisos , diğerinde ise Nehirlerin baş tanrısı Okeanos ve Tethis mozaiği gün ışığına çıkarılmıştır. Belkıs/Zeugma’nın ne kadar önemli ve hareketli bir şehir olduğunu ise ele geçen bu mozaiklerden başka Gaziantep müzesinin iskele üstü tepesinde yaptığı özgün kurtarma kazı çalışmaları neticesinde bulduğu Roma arşivi kanıtlamaktadır. Bu arşiv odasında toplam 65 bin adet mühür baskısı ele geçmiştir. Bu sayı diğer antik şehirlerin tamamında bulunan ve yayınlanan mühür baskılarından daha çoktur. Üzerinde resimler olan mühür baskıları papirüs , parşömen gibi dokümanların değerli eşyaların konulduğu torbaların, yiyecek içecek kaplarının ve gümrük balyalarının mühürlenmesinde kullanılmaktaydı. Bu tip eşyalara bağlanan kil hamuruna mühür basılması neticesinde kil hamuru üzerine mühür veya, yüzük taşı üzerindeki resimler çıkmaktaydı. Bu mühürler posta gönderilerinin alındı veya malzemelerinin açıldığı kanıtı olarak arşiv odasında korunmaktaydı.

Resim

2000



Birecik Baraj gölü altında kalacak olan Belkıs/Zeugma mezarlık üstü mevkiinde Gaziantep Valisi Sayın muammer Güler ve Birecik Barajı Konsorsiyumu ve Birecik Barajı A.Ş.’nin katkılarıyla Gaziantep Müze müdürlüğü kurtarma kazılarını yoğunlaştırmıştır. Halen tüm hızıyla devam etmekte olan çalışmalarda , üç ay içerisinde iki adet Roma villasının büyük bölümü açığa çıkarıldı. Bunlar yemek odaları, dinlenme odası, havuz ve hazneli çeşme (implivium) ,bahçe ve çevresi sütunlu havuz (atrium), salon, kiler ve Latrine’dir.Bu odaların beş tanesinin tabanında çeşitli konuların resmedildiği mozaik döşemelere rastlanmıştır. Bunlardan dört adedi kaldırılarak Gaziantep müzesine taşındı.

Resim


ZEUGMA 'NIN TARİHÇESİ



Belkıs/Zeugma Antik Kenti , Gaziantep ili, Nizip İlçesi , Belkıs Köyü sınırları içerisinde Fırat Nehri'nin kıyısında yer alır. Yaklaşık 20 bin dönümlük bir arazi üzerine kurulmuş olan Belkıs/Zeugma Antik Kenti; Fırat'ın geçilebilir en sığ yerinde olması, askeri ve ticari bakımdan çok stratejik bir bölge olması nedeniyle tarihin her döneminde önemini korumuştur.80 bin nüfusu ile döneminin en büyük kentlerinden biri olan Belkıs/Zeugma , tarihin değişik dönemlerinde değişik isimlerle anılmıştır.
Büyük İskender’in generallerinden ve daha sonra Suriye Kralı da olan Selevkos Nikator kendi adıyla, Fırat nehrinin adını birleştirerek M.Ö.300 yılında burada Selevkos Euphrates ( Fırat’ın Silifkesi ) adında bir kent kurar. Daha sonraları M.Ö.1.yy.’da kent Roma hakimiyetine girer .Bu hakimiyet değişikliğiyle birlikte kentin adı da değişerek köprü, geçit anlamına gelen ve bütün dünyada bilinen şekliyle “ Zeugma” adını alır. Roma İmparatorluğu’nun 4.Skitia Lejyon Garnizonu’nun burada konuşlandırılması ve ticaret sebebiyle kısa zamanda 80 bin nüfusa ulaşan Zeugma’da Fırat manzaralı yamaçlara villalar inşa edilir. 80 bin kişilik nüfus Zeugma’yı dünyanın en büyük kentlerinden biri haline getirir. Örneklemek gerekirse Zeugma , komşusu sayılan Antakya (Antiokheia) ile Mısır’daki İskenderiye’den ( Aleksandreia) ‘dan daha küçük, Atina (Athena) ile aynı büyüklükteydi. Pompei ve şimdi dev bir metropol olan Londra (Londinum) ‘dan ise birkaç kat büyüklükteydi.
Ünlü coğrafyacı Strabon da Zeugma’dan bahsetmektedir. Hellenistik dönemde Selevkos Nikator zamanında Zeugma’da önemli imar faaliyetleri yapıldığı bilinmektedir. Kentteki Akropolün üzerine kader tanrıçası Thyke’nin bir tapınağı yapılmıştır. Bu tapınak halen toprak altındadır. Zeugma Antik Kenti kendi şehir sikkesi de basmış Roma Kentlerinden biridir. Sikkeler üzerine bir tarafına Thyke tapınağı , diğer tarafına da güçlülüğü simgeleyen Roma Kartalı motifi basılmıştır.

Resim


ZEUGMA’NIN KRONOLOJİK TARİHÇESİ



M.Ö. 300.yy. Büyük İskender’in Generallerinden 1.Selevkos Nikator Belkıs/Zeugma’nın ilk yerleşimi olan Selevkeya Euphrates kentini kurar
M.Ö. 1.yy. Kentin Selevkeya Euphrates adı korunarak Kommagene Krallığı'’ın 4 büyük kentinden biri olur.
M.S. 1.yy. M.Ö.1.yy.’ın ilk çeyreğinde Roma İmparatorluğu’nun topraklarına katılır ve ismi de “köprü “ , “geçit” anlamına gelen “ ZEUGMA” olarak değiştirilir.
M.S. 252 Sasani Kralı 1.Şapur Belkıs/Zeugma’yı ele geçirerek yakıp yıkar
M.S. 4.yy. Belkıs/Zeugma geç Roma hakimiyetine girer.
M.S. 5-6.yy. Belkıs/Zeugma Erken Roma hakimiyetine girer.
M.S. 7.yy. İslam Akınları sonucu Belkıs/Zeugma terk edilir.
M.S. 10-12.yy. Küçük bir İslami yerleşimi oluşur.
M.S. 16.yy. Bugünkü adıyla Belkıs Köyü kurulur.

Resim



Zeugma, Gaziantep İli, Nizip ilçesinin 10 km. doğusunda, Birecik Baraj gölünün kıyısında, yeni Belkıs köyünün yakınında yedi tepe üzerine kurulmuştur. “Köprü Başı” anlamına gelen Zeugma, Fırat nehrinin kolay geçilen bir noktasında yer aldığından, tarihin en eski çağlarından bu yana çok önemli bir geçit yeri olmuş ve tarih boyunca ticaret açısından olduğu kadar, askeri bakımından da her zaman önemini korumuştur.
Resim

Zeugma’dan Strabon, Plinius ve bir çok antik yazar bahsetmiştir. Büyük İskender’in generallerinden Selevkos Nikator I, M.Ö. 300’de, İskender’in Fırat’ı geçtiği bu yerde, kendi adıyla Fırat’ın adını birleştirerek Selevkeia Euphrates ismiyle bir kent kurmuştur. Bu kentin karşısına da eşi Apameia’nın adıyla ikinci bir kent kurarak, bu ikiz kenti bir köprüyle birbirine bağlamıştır.
Kommagane kralı Mitridates I. Kallinikos’un, Selevkos kralının kızı Leodike ile evlenmesiyle kent, çeyiz olarak Kommagane krallığına verilmiş. Leodike’nin oğlu Antiokos I, bu kentin geliriyle Nemrut dağındaki heykelleri yaptırmıştır. Yaklaşık 40 yıl Kommagene’nin dört büyük şehrinden biri olan kent, M.Ö. 64’de Roma İmparatorluğu’nun topraklarına katılarak, ismi geçit ve köprü anlamına gelen Zeugma olarak değiştirilmiştir. Roma döneminde kent en zengin dönemini yaşamıştır. M.S. 256 yılında Sasani kralı Şapur I, Zeugma’yı ele geçirerek yakıp yıkmış, daha sonra bir depremle de yerle bir olmuştur. Bu tarihten sonra Zeugma bir daha eski konumuna ulaşamamıştır. Zeugma 5. ve 6. yüzyıllarda Bizans egemenliği altına girmiştir. 7. yüzyılda ise Arap akınları neticesinde terk edilmiştir. Daha sonraları 9-12. yüzyıllar arasında İslami yerleşimi olarak varlığını sürdürmüş. 17. yüzyılda ise yanı başına Belkıs köyü kurulmuştur.
Antakya’dan Çin’e uzanan İpek Yolu Zeugma’dan geçmekteydi. Uzak doğudan getirilen ipek, baharat ve değerli taşlar Zeugma gümrüğünden geçerek Zeugma agorasında tüccarlara pazarlanmıştır.Zeugma arşiv odasında ele geçen ve 100.000’in üzerindeki mühür baskıları Zeugma kentinin haberleşme ve ticaretteki önemini kanıtlamaktadır.Zeugma’da ele geçen mektuplar, noter belgeleri, para torbaları ve gümrük balyaları bu mühürlerle mühürlenmiştir. Buradan da Zeugma’nın önemli bir ticaret merkezi olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Zeugma Roma’nın doğu sınırındaki en son kentlerden biri olması nedeniyle, özel bir stratejik konumdaydı.Bu nedenle burada önce Anadolulu askerlerden oluşan ve “Sikitia (İskit) Lejyonu” adı verilen askeri birlik, sonraları ise 6 bin askerden oluşan “IV. Lejyon” konuşlandırılmıştır. Ticaretin yoğunluğu, askeri lejyonun ekonomiye katkısı dolayısıyla Zeugma kenti oldukça zenginleşmiştir. Bu zenginlikle birlikte Fırat manzaralı teraslara çok sayıda villa inşa edilmiştir.
Resim

Zeugma’da, Fırat kıyısından küçük yükseltiler ve yamaçlarla 300m. yüksekliğe ulaşan akropol tepesinde tüccarların, komutanların villaları ve kentin koruyucusu Tykhe tapınağı bulunmaktadır. Çevresindeki ovalara hakim olan akropol ve buradaki yapılar, Zeugma’nın büyüklüğünü ve görkemini yansıtmaktadır. Bu tapınak Zeugma’nın kendi bastırdığı sikkeler üzerinde görülmektedir. Kentin kuzeyinde toprak altında; agora, odeon ve hamam gibi resmi binalar, batısında; tiyatro, askeri kamp, kuzey batısında; atölyeler, doğusunda ise villaların yer aldığı teraslar dikkati çekmektedir. Nekropol alanı kenti, güney ve batıdan, Fırat nehrine kadar uzanan alana yayılmıştır.
Zeugma’nın suyu, kentin 10 km. batısındaki dağlardan 1.30m. yüksekliğinde 0.50m. genişliğinde su kanallarıyla getirilmiş, künkler ve benzeri su yollarıyla kente dağılımı yapılmıştır. Kazılar sonucunda evlerin içerisinde ikişer sarnıç olduğu da görülmüştür. Ayrıca su tahliye kanalları galeri biçimindeki atık su kanallarına bağlanmıştır.
Resim

Zeugma’da ortaya çıkarılan evlerin ortasındaki sütunlu avluların etrafında odalar sıralanmıştır.Bu odaların aydınlatılması demir korkuluklu ve camlı geniş pencereler yardımıyla avludan sağlanmıştır. Evlerin tabanı mozaik, duvarlar fresklerle bezenmiş olup, odalar mobilya, heykel ve heykelciklerle donatılmıştır. Zeugma’lı mozaik ustaları Fırat nehrinden topladıkları nehir taşlarını 8-10 mm. ebadında kübik biçiminde keserek (tessera) bu mozaikleri yapmışlardır. Açık mavi, açık ve koyu yeşil, turuncu gibi renkte taşları doğa da bulamazlar ise bu renkleri cam tesseralarla elde etmişlerdir. Zeugma’ya Samsat gibi diğer şehirlerden de mozaik ustası gelerek çalıştığı saptanmıştır.Nitekim Samsatlı Zosimos ustanın Venüs’ün doğuşu ve Ziyafet sofrası adlı iki mozaiği bunu kanıtlamaktadır. Buradaki mozaiklerde mitolojik ve günlük yaşamdan seçilen konular işlenmiştir. Bu mozaikler Roma İmparatorluğunun en zengin olduğu, mozaik sanatının doruğu ulaştığı 2. ve 3. yüzyıllara tarihlendirilmektedir. Duvar resimlerinde ise tanrıça, insan, hayvan ve geometrik resimler kullanılmıştır. Bunun yanı sıra yontu sanatı da oldukça gelişmiştir. Böylece Zeugma’nın kendine özgü bir heykeltıraşlık ekolünü oluşturduğu anlaşılmaktadır. Burada bronz, kireç taşı ve mermerden heykeller; sert kalkerden de lahitler yapılmıştır. Erkekler için kartal, kadınlar için ise yün sepeti kabartmalı mezar stelleri yontulmuştur. Yüzük taşı oymacılığında da (gem, kameo) Zeugma’lı ustaların, çok başarılı oldukları günümüze gelen örneklerden anlaşılmaktadır. Antik dönemde varlıklı her kişinin bir yüzük mühürü bulunmaktaydı. Mühüründe sevdiği tanrının, tanrıçanın, hayvanın veya kişinin resmi bulunurdu. Bu figürler yaklaşık 3-7 mm. Ebadındadır.
Resim

Zeugma’da ilk kazı, güney nekropolünde Gaziantep Müze Müdürlüğü tarafından 1987 yılında gerçekleştirilmiştir. Burada oda biçimli aile kaya mezarının ön terasına dizilmiş halde mezar sahiplerine ait heykeller bulunmuştur. Diğer kazı 1992 yılında yapılmış ve şarap tanrısı Dionysos ve eşi Ariadne’nin düğününün resimlendiği bir taban mozaiği ve villa, gün ışığına çıkarılmıştır. Bu alan seyir yeri yapılarak küçük bir müze olarak düzenlenmiştir. 1998 yılında, bu mozaiğin büyük kısmı çalınmıştır .
1999 ve 2000 yıllarında Poseidon ve Euphrates villaları gün ışığına çıkarılmıştır. Mozaikler bu villaların havuz, çeşme ve odalarının döşemelerinde yer almıştır. Bu mozaiklerde Akhileus, Venus’un doğuşu, Dionysos-Telete, Müsalar, Fırat tanrıları, Galatya, Dionysos-Ariadne, Satyros Antiope gibi mitolojik konulara ve geometrik desenlere yer verilmiştir. Fresk ve stüko tekniğinde yapılmış figürlü, bitkisel, geometrik duvar resimleri gün ışığına çıkarılmıştır. Çok sayıda sikkenin yanı sıra bronz ve pişmiş toprak heykelcik, kandil ve çömlekler bulunmuştur. Ünlü bronz Mars heykeli de bu buluntulardan bir tanesidir. Yapılan bu kurtarma kazılarında ele geçen mozaikler, freskler, mimari parçalar ve tüm buluntuların çizimleri yapılıp belgelendikten sonra Gaziantep Müzesine taşınmıştır.
Kurtarma kazıları sonucunda ele geçen kalıntı ve buluntular Zeugma’nın önemli bir sanat ve kültür merkezi olduğunu ortaya koymuştur. Zeugma’nın su altında kalmayan büyük bölümünde de villalar, tiyatro, sütunlu caddeler, hamam, agora ve tapınak 3-4 m. toprağın altında olduğu sanılmaktadır
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Sitemizde Tarihi eser alım satımı yapılmamaktadır... Eser resimleri yayınlanmamaktadır...
Bulduğunuz emareleri bağlı olduğunuz Müze müdürlüklerine teslim ediniz.. Tarihi eser kaçakçılarından uzak durunuz kesinlikle internet ortamında sizleri suça teşvik edenlerden uzak durunuz.

Okan
Mesajlar: 909
Kayıt: 29 May 2009, 22:52

Re: ZEUGMA

Okunmamış mesaj gönderen Okan » 24 Haz 2009, 21:44

Teşekkürler serhat abi çok güzel paylaşım sağolasın
OrTAmıN bİtTİği YeRDe BiZ BaşlARIz TarZImıZ içİN ÖlüR ŞekLİmİZ İçiN YaŞArıZ..



Kullanıcı avatarı
SeRHaT21
YÖNETİM
YÖNETİM
Mesajlar: 1926
Kayıt: 26 May 2009, 22:52

Re: ZEUGMA

Okunmamış mesaj gönderen SeRHaT21 » 29 Haz 2009, 04:46

BAŞLIĞA VİDEOLAR EKLENMİŞTİR...
Sitemizde Tarihi eser alım satımı yapılmamaktadır... Eser resimleri yayınlanmamaktadır...
Bulduğunuz emareleri bağlı olduğunuz Müze müdürlüklerine teslim ediniz.. Tarihi eser kaçakçılarından uzak durunuz kesinlikle internet ortamında sizleri suça teşvik edenlerden uzak durunuz.

ANGARALI
Mesajlar: 915
Kayıt: 28 May 2009, 21:14

Re: ZEUGMA

Okunmamış mesaj gönderen ANGARALI » 24 Ağu 2009, 17:39

SLM.VAY BEE NE DEVASA BI KENTMİŞ. HEP AKILLARA NASIL OLURDA YIKILMIŞ VE YER ALTINDA YILLARCA KALMIŞ SORUSU GELİR AKILLARA.BU DUZENLEME BENCE TAM AKADEMİK KARİYER YAPMAK İSTEYENLERE BİRE BİR.SAYGILAR
ANKARADA 1500 İLE 2000 YILLIK HUN İZLERİ BULUNDU




http://www.definem.org Ana Sayfamızdaki Define İşaretlerimize Yorumlarınızı Bekliyoruz.

Kullanıcı avatarı
Hundai
Mesajlar: 1587
Kayıt: 09 Haz 2009, 14:12
Konum: adana-mersin-muğla

Re: ZEUGMA

Okunmamış mesaj gönderen Hundai » 24 Ağu 2009, 18:26

eline sağlık kardeşim
sabır en büyük erdemdir



Youtube

Cevapla

“ANTİK KENTLER” sayfasına dön