MAGNESİA ANTİK KENTİ (AYDIN-GERMENCİK )

Bu Forumda Ülkemizdeki Antik Kentler Tek Tek Resimli Olarak Ele Alınacaktır. Paylaşımlarınızı Bekliyoruz...

Moderatörler: SeRHaT21, OzaN, MaTRaX, MustanG, SEYRANİ

Kullanıcı avatarı
AraşTIRmaCI
Mesajlar: 853
Kayıt: 26 May 2009, 22:08

MAGNESİA ANTİK KENTİ (AYDIN-GERMENCİK )

Okunmamış mesaj gönderen AraşTIRmaCI » 14 Haz 2009, 11:46

MAGNESİA ANTİK KENTİ: KONUM::ORTAKLAR SÖKE KARAYOLU ÜZERİ


Strabon'a göre, kentin ilk kurucuları Thessalia'dan gelen Magnetler'le onlara katılan Giritliler'dir. MÖ 680-652 yıllarında Lydialılar tarafından yönetildiği bilinmektedir. MÖ 650'de Kimmerler tarafından istila edilen ve yakılıp yıkılan yerleşme, daha sonra Kimmerler'den kaçıp Ephesos ve Miletos'a sığmanlarca yeniden kuruldu. MÖ (Tüm Paylaşımlarımızı Forumda Yapalım)'da Persler'in egemenliğini yaşadı. Büyük İskender'in kenti almasından sonra hızlı bir gelişim içine girdi. Bergama ve Roma egemenlikleri sırasında da gelişmesini sürdüren kentte, Asya retorik okulunun kurucusu Hegesias'ın yaşadığı bilinir. Gordianus III dönemine ait bir sikkede, Asya'nın yedinci kenti olarak belirtilir.

Resim

Bugün kentteki en önemli kalıntı MÖ 2. yy'da yapılan Artemis Tapınağı'dır. Hermogenes tarafından yapıldı. Kireçtaşmdan 41x67 m boyutlarındaki yapının sütun kaideleri Ephesos'dakilere benzer. İon üslubundaki sütun gövdeleri üzerinde 32 yiv yer alır. Batısında, Artemis heykelinin bulunduğu kaidenin temelleri görülür.

Kentin agorası ve Zeus Sosipolis Tapınağı, Letheaus Irmağı'nın birikintileri altındadır. Tiyatronun kimi sütun başlıkları birikintiler arasından görülebilmektedir. Stadyum kalıntıları ise ağaçlarla örtülmüş durumdadır

Resim

Her kültürün, her coğrafyanın, izleri vardır, zamanı anlatan, yaşanmışlıkların örtüsü olan... işte Germencik için de Magnesia ad Maeandrum aynı anlama gelir. Germencik'in kültür tarihini anlatan bir fotoğrafçının kadrajında veya bir ressamın tuvalinde olmazsa olmazlardan biri olan Magnesia ad Maeandrum, Ortaklar - Söke karayolu üzerinde yer alır.

Resim

Tekin Köyü sınırları içerisinde bulunan Magnesia antik kenti, tarih boyunca sınırları içerisinde bir çok önemli olaya sahne olduğundan "Olaylar Kenti" olarak da anılır. Ege uygarlığının tarihi dokusunu koruyan ve Ege'nin yaşayan coğrafyasına tanıklık eden Magnesia'nın kuruluşuna dair efsanelerde yer alan anlatılar ve araştırmalar incelendiğinde de, kentin Thessalia'dan gelen ve Magnetler olarak isimlendirilen bir kavim tarafından kurulduğu görülür.

Adı, Ailos ile Enaretes'in oğlu Magnes'ten gelen Magnesia'nın yüzlerce yıllık tarihini açığa çıkaran ve kenti uykusundan uyandıran kazı çalışmalarının geçmişi ise 154 yıl öncesine dayanır. 1893 yılında sona eren kazılardan yaklaşık 100 yıl sonra, yavaş yavaş ortadan kaybolmakta olan Magnesia'da kazılara 1984 yılında Kültür Bakanlığı ve Ankara Üniversitesi adına yeniden başlanılmıştır. Son 20 yıllık kazı çalışmasını gerçekleştiren kişi ise Sayın Prof. Dr. Orhan Bingöl'dür.

Resim

Sayın Prof. Dr. Orhan Bingöl'ün, çalışmaları sonucunda ortaya koyduğu eseri incelendiğinde, Magnesia kentinin kuruluş öyküsüne değindiği yazıt anlatılarının, okuyanı bir hikayenin içine çekecek kadar etkileyici olduğu görülür..
Hangi nedenle geldikleri anlaşılıncaya kadar tanrının buyurduğu kehanet gizli kalmaktadır. Tanrının, zamanın geldiğini bildirmesinden sonra Gortyn ve Phaistos arasında bir kent kurdular ve mutlu bir şekilde oraya yerleşip kadınlar ve çocuklar edindiler, kehanete göre kendi soylarından gelenlere tanrının isteğini aktardılar.

Yaklaşık seksen yıl sonra beyaz kargalar göründüler ve hemen şükran kurbanları keserek geri dönüşleri konusundaki kehaneti öğrenmek üzere, Themisto'nun Argos'da rahibe ve Ksenyllos'da birinci Archon olduğu sırada Delphi'ye bir heyet gönderdiler. Onlara şu kehanet bildirildi:

Siz Magnesialılar, siyah bir kuş yerine, beyaz kanatlı bir kuş gördüğünüz için uzak Girit'ten geldiniz ve ölümlülere bir mucize olarak görünen bu olay karşısında anayurdunuza yeniden dönüp dönmemekte kararsızdınız.

Resim

Ama anayurt toprağından bir başka yere yelken açmak gereklidir. Babam, benim ve kız kardeşim için Magnesialılar'a Peneios ve Pelion dağının hakim olduğu topraktan daha kötü olmayan bir toprak parçası tahsis etmek uygundur."

Magnesialılar bu kehanet üzerine yurtlarına dönüşleri hakkında şüpheye düştüler ve tanrının kehanetini yerine getirme gayreti içinde, insanları nereye ve nasıl göndereceklerini sordular ve tanrı şu yanıtı verdi:

"Ey asil Magnesialılar, sizler nereye yelken açmanız gerektiğini soruyorsunuz. Tapınağın kapısının yanında duran adam size yolu gösterecek. Bu yol sarp Mykale dağının arkasındaki Pampylialıların ülkesine sizi götürmeli, orada kıvrımı çok (meander) nehrin kenarında çok sayıda arazisi olan Mandrolytos'un zengin evi var. Burada Olimpialı, hilekarlığa hükmedenlere değil, hak edenlere zaferi ve büyük refahı garanti eder.
Bu adamın kim ve nereden olduklarını sorduklarında tanrı: "Bu kutsal alanda Glaukos'un soyundan gelen cesur bir adam var. Tapınağı terk ettiğinizde bu kişi karşınıza çıkacak, çünkü kader bunu böyle istedi. Bu şahıs size anakaradaki bol buğdaylı araziyi gösterecek."

Kehanet uyarınca o adama rastladıklarında ve Leukippos ile olan akrabalıklarını yenilediklerinde ve kehaneti ona aktardıklarında Leukippos sevinç içinde itaat etti ve kendisi için tanrıdan aynı konuda kehanet isteminde bulundu. Tanrı ona şunları söyledi:Magnesialılar'ın silah taşıyan akraba halkını, Thorax dağına ve Manthios nehrine ve Endymion karşısındaki sarp Mykale dağına ulaşmaları için rehberliğin altında Pamphylialıların körfezine gönder, Leukippos. Burada zengin ve Hayrete değer Magnesialılar, Mandros'un evinde surlarla çevrili kentlerde oturacaklar.

Apollon'nun kehaneti ve lider Leukippos'un öncülüğünde o dönemde bir koy olan bugünkü Bafa Gölü kıyısında karaya çıkan Magnetlerin kurdukları ilk Magnesia'nın yeri kesin olarak bilinmemekle birlikte, Menderes Nehri kenarında olduğu antik kaynaklardan öğrenilir

Resim

Hellenistik dönemde önce Seleukos, ardından Bergama Krallığı'nın hakimiyetine giren Magnesia, Roma döneminde önemini korumuş, Bizans döneminde piskoposluk merkezi olmuştur. Bir kent suru ile çevrili, yaklaşık 1.5 km çapında tir alanı kapsayan, ızgara planlı cadde ve sokak sistemine sahip kent, Priene, Ephesos ve Tralleis üçgeni arasında ticari ve stratejik açıdan önemli bir konumda bulunmuştur. Kim bilir siz de belki köklü bir çınar ağacının dalları arasında, belki Gümüş Dağı'nın ardından batan güneşin sıcaklığında, belki Bafa Gölü'nün kıyısında belki de rüzgarla fısıldaşan bir zeytin ağacının tepesinde kentin tanrılarını selamlar, onlarla
aynı mekanda nefes alıyor olmanın gizemli büyüsüne kapılıverirsiniz...
..........THE LAST EXPLORERS............


http://www.definem.org Ana Sayfamızdaki Define İşaretlerimize Yorumlarınızı Bekliyoruz.

Lütfen Facebook Sayfamıza Katılarak ve Arkadaşlarınıza Önererek Destek Veriniz...

http://www.facebook.com/Definem.org

Okan
Mesajlar: 909
Kayıt: 29 May 2009, 22:52

Re: MAGNESİA ANTİK KENTİ (AYDIN-GERMENCİK )

Okunmamış mesaj gönderen Okan » 24 Haz 2009, 21:49

Güzel paylaşım teşekkürler kardeşim
OrTAmıN bİtTİği YeRDe BiZ BaşlARIz TarZImıZ içİN ÖlüR ŞekLİmİZ İçiN YaŞArıZ..



Cevapla

“ANTİK KENTLER” sayfasına dön