İLKLERİN İCATÇISI ARŞİMET

Bu Forumda Bilim ve İlim Adamları Gibi Tanınmış Şahsiyetleri ve Buluşları. Faydalı Olduğuna İnandığınız Amatör veya Profesyonel Buluşları Yayınlayabilirsiniz.

Moderatörler: SeRHaT21, OzaN, MaTRaX, MustanG, SEYRANİ

Kullanıcı avatarı
SeRHaT21
YÖNETİM
YÖNETİM
Mesajlar: 1926
Kayıt: 26 May 2009, 22:52

İLKLERİN İCATÇISI ARŞİMET

Okunmamış mesaj gönderen SeRHaT21 » 14 Kas 2009, 23:51

Arşimet yolu açmıştı. Keşiflerini somut deneylerle kanıtlamaya tutkulu olan hayranları, onun aydınlattığı bu alanda hızla ilerlemeye başladılar. Doğrusu, az fırsat da çıkmadı değil

önlerine… Kervanların ve savaş arabalarının eksik olmadığı, her köşe başında birtakım girişimcilerin bittiği, limanındaki çeşitli gemilerin ticaret yaşamına günden güne canlılık verdiği bu kocaman ve hareketli Siraküsna kentinde binlerce pratik sorunla karşılaşılmaktaydı. Bunların nasıl ele alınacağını Arşimet göstermişti. Onun ölümünden sonra bir “halef” hemen yerini aldı; İskenderiyeli Ktesibius (M.Ö. II. yüzyıl). O dönemde de Ar-şimet’in keşifleri geniş çapta uygulanmaktaydı. Ktesibius, bunlara dişli tekerleği ekledi. Özellikle dişli çark düzeninde ustalık gösteren mucit, bugün kullandığımız hız ölçme araçlarının atası sayılan “dönme sayacı” yapmayı başardı.

Dişli çark sisteminden yararlanarak şu sayaçlarını geliştirdi. Fıçılardan şarabı, mahzenden sulan, hatta yaradan irini boşaltmaya yarayan makineler ve bir de zil icat etti.

Ktesibius’un makineleri öylesine geçerli oldu ki, kısa sürede çevresini bir yığın Öğrenci sardı. Bunlardan Bizanslı Filon pompa tekniğini geliştirdi. Ktesibius’un asıl büyük hizmeti, ustasını aşan ve Arşimet’ten sonra js-kenderiyelî en büyük mühendis olarak anılan Herone’u (Heron) yetiştir-mesidir.

Herone’u yalnız eserleriyle tanıyoruz. M.Ö. 100-150 yılları arasında yaşadığı sanılıyor. Bu bilgisizliğimiz bugün daha da üzücü geliyor; çünkü He-rone’un deneysel bilimin öncüsü olduğunu ve bugüne kadar özgün sandığımız birçok Rönesans bilginlerince ortaya konanların aslında onun eserlerinden derlemeler olduklarını anlamış bulunuyoruz. Sözgelişi, Le-onardo da Vinci’yi bunlardan biri olarak gösterebiliriz.

Burada yalnız bir “teori” olmaktan öteye gitmeyen eserini bir yana bı-

76

rakip İskenderiye Mühendislik Oku-lu’nun başında bulunan bir bilgin olarak ele alacağız. Bir mühendislik okulu! Gerçekten de bu yepyeni bir şeydi. Çünkü Mezopotamya ve Mısır, yetenekli mühendisler yetiştirmekle birlikte, onları temel kuramsal bilgilerle donatacak durumda değildi. Buna karşılık Herone’un yönettiği okul, birçok gelişmiş ülkedeki teknik okullarla karşılaştınlabilir. Her ikisinde de geometri, aritmetik, gökbilimi ve fizik gibi soyut bilgiler öğretiminin yanı sıra, bunların tahta ve maden üzerine uygulamaları da yapılmakta; öğrencilerin makine yapımı ve mimarlık alanında “pratik” kazanmaları sağlanmaktaydı.

“Öğretim üyeleri” yalnız uzman olmakla kalmıyorlardı. Herone da ötekiler gibi her konuda öğretim yapıyordu. Hidrostatik konusunda araştırmalar ve keşifler yapmış, bunları icatlarla uygulama alanına koymuştu. “Dioptri” denilen bir çeşit yer ölçme aracı yapmıştır. Yaptığı oyuncak-makinelerinin en tanınmışı “Herone Çeşmesi”dir. Ateşle ısınmış havanın özelliklerini keşfeden Herone’un olağanüstü bir buluşu daha vardı: Kaynayan suyun üzerine İki boruyla oturtulmuş iki musluğu bulunan bakır bir küre… (Herone aygıtı) denilen bu oyuncak, gerçekte buharlı bir türbindi. Kaynayan suyun buharı, borular aracılığıyla küreye geçmekte ve deliklerden çıkarken küreyi döndürmekteydi.

Buharın itici gücü, Persons’tan yirmi ve Deniş Papin’den on sekiz yüzyıl önce insanlığın hizmetine girebilir, İskenderiye tekniğine büyük etkiler yapabilirdi. Ama ne Arşimet, ne Ktesibius ve ne de Herone bu büyük buluşlarının insanlığa yararlı alanlarda kullanılabileceğini akıllarından bile geçirmenıişlerdi..Böylesine bilimsel ve _.

teknik uygulamaları gerçekleştirebüen bu bilginlerin, ellerindeki olanaklarla oyuncaklar yapmaktan ileri gitmemeleri üzücüdür. Gaz, optik ve Jeodezi (1) üzerine bunca ciddi eserler yazan Herone’un “Otomatlar” adlı bir eser yayımlamasına kimse şaşmamıştı. İskenderiyeli bilginin buhar gücüyle işleyen bir aygıt yapıp sonra bunu oyuncakları hareket ettirmekte kullanması da olağan karşılanmıştı. Bu olağanüstü keşfini, “Savaşan Her kül” ya da “Çalışan Demirci” gibi, alıkları hayran etmekten başka bir işe yaramayan hareketli şekilcikler meydana getirmekte kullanmıştı.

Yeni buluşlara meraklı geçmişin dünyası da mekanik oyuncakların hastası olup çıkmıştı. Herone’un makineleri, çalışanların yaşam koşullarını kolaylaştıracak uygulamalarda kullanılacağı yerde hareket eden heykeller ve kuklalar yapımına yarıyordu. Bu da insan gücünün çok bol oluşundan ve imalâtçıların üretimi geliştirme gereği duymamalarından ileri geliyordu.
Sitemizde Tarihi eser alım satımı yapılmamaktadır... Eser resimleri yayınlanmamaktadır...
Bulduğunuz emareleri bağlı olduğunuz Müze müdürlüklerine teslim ediniz.. Tarihi eser kaçakçılarından uzak durunuz kesinlikle internet ortamında sizleri suça teşvik edenlerden uzak durunuz.

Cevapla

“MUCİTLER VE İCATLAR” sayfasına dön